NASA’da Görev Yapan İlk Türk Bilim Kadını Dilhan Eryurt’un Başarılarla Dolu Yaşamı

Mar 16, 2017

İnsanlığın Ay’a ilk kez ayak basmasının alt yapısını hazırlayan bilim insanlarından birinin, bir Türk bilim kadını olan Dilhan Eryurt olduğunu biliyor muydunuz?

Türkiye’de birçoğumuzun ismini dahi bilmediği; yıldızların evrimi çalışmalarında dünya çapında bir isim: Dilhan Eryurt

Dilhan Eryurt, 29 Kasım 1926’da İzmir’de dünyaya geldi. Ancak sonrasında babasının işleri nedeniyle Ankara’ya taşındılar ve Eryurt da eğitim hayatına burada devam etti. Eğitim hayatı boyunca çok başarılı bir öğrenci olan Eryurt, daha o yıllarda, gelecekte nasıl işler başaracağının ipuçlarını veriyordu aslında.

“Gönlümün bütün dileği sizin de gireceğiniz meslekte ve ileri ki hayatınızda Atatürk gibi Türk Milletine büyük hizmetler etmeniz ve insanlığa milletiniz yolundan büyük faydalar ve bahtiyarlıklar getirmenizdir.”

Ankara Kız Lisesi’ni takdirname ile bitiren Eryurt, art arda 3 yıl iftihar listesine girdiği için, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ona Nutuk’u hediye edip içine bu anlamlı notu yazdı.

Yaşamı boyunca gerek Türkiye’de gerekse uluslararası alanda pek çok ödülün sahibi olan Eryurt, her zaman; lise yıllarında aldığı bu hediyenin onun en büyük ödülü olduğunu dile getirmiştir.

Başarılarla dolu ilköğretim ve lise yıllarının ardından İstanbul Üniversitesi- Yüksek Matematik ve Astronomi Bölümü

1942 yılında İstanbul Üniversitesi’ne giren Eryurt, astronomiye ciddi biçimde ilgi duyuyordu. O dönemde İstanbul Üniversitesi’nde, Nazi zulmünden kaçan birçok değerli profesör ders veriyordu. Eryurt da bu sayede, zaten isteyerek girdiği bölümünden, hayal ettiği donanıma sahip olarak mezun olma şansına sahip oldu.

Mezuniyetten sonra ilk görev: Greenwich Rasathanesi’nden verilen saat ayarını, Ankara Üniversitesi’nde bulunan güneş ve yıldız saatlerine göre ayarlamak

Eryurt, mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi’nde astronomi bölümü açmakla görevli Prof. Tevfik Oktay Kabakçıoğlu’nun yanında asistanlık yapmaya başladı. O zamanlar böyle bir kadro olmadığı için, 2 yıl boyunca ücretsiz olarak çalıştı. Prof. Kabakçıoğlu, bu durumdan duyduğu rahatsızlığı, bir gün kendisine şu sözlerle belirtti:

“Bir şey söyleyeceğim ama utanıyorum. Seni hiç olmazsa laborant konumuna sokalım da, bari yol paran çıksın.”

Dünyaya açılmasına sebep olacak yolculuk: Michingan Üniversitesi- Astronomi Yüksek Lisansı

Prof. Kabakçıoğlu, başarılı asistanı Dilhan Eryurt’un astrofizik alanına yönelmesini ve yüksek lisansını yurtdışında yapmasını istiyordu. Eryurt’un babası da, tam bu sırada, eğitim alması için onu Michigan’da yaşayan akrabalarının yanına Amerika’ya gönderdi.

Bu vesileyle Michigan Üniversitesi- Astronomi yüksek lisansına başlayan Eryurt, eğitimi bitince hocalarının üniversitede kalma taleplerine rağmen, Türkiye’ye döndü.

Ve Türkiye’ye dönüş

Yüksek lisans eğitiminin ardından ülkesine dönen Eryurt, yine Ankara Üniversitesi’ne gitti. Ancak kendi hocasının yerinde artık Prof. Kreirken vardı. Eryurt, yabancı dil bilgisi ve başarılarla dolu eğitim yaşamından dolayı, bu kez de Kreirken’in sağ kolu oldu.

Dilhan Eryurt, Sadece 30 yaşındayken Doçent unvanının sahibiydi.

Gerçek astrofizik ile karşılaşma: Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın bursu ile Kanada yolculuğu

Eryurt, Kreirken tarafından kendisine edilen profesörlük teklifini, kendisini geliştirmek ve dünyaya açılmak için reddetti. 1959 yılında Kanada’ya Dr. Cameron’un yanına gitti.

“Gerçek astrofizikle burada karşılaştım. Türkiye’de biz bilgisayar bile görmemiştik, hesaplamaları hesap makinesiyle yapıyorduk. Kanada’da Prof. Cameron’un yanına gittim ve o bana çalışmam için üç konu teklif etti. Ben hidrojen yıldızlarını seçtim. Dr. Cameron bana dönüp, en zorunu seçtin, dedi. Ardından da, önce hidrojenden oluşan bir gazın opozitesini hesaplamak gerektiğini söyledi. Bir bilgisayar programı yapmam gerekiyormuş. Programa belli sıcaklık ve yoğunluk girilince, programın o gazda opozitenin ne olması gerektiğini bulmalıymış. Yani programın bunu yapması için, benim de programı yapmam gerekiyordu. Ama ben değil bilgisayar programını; bilgisayarı ve programlamayı bile bilmiyordum. Hemen kütüphanelere gittim, kitaplar aldım ve programlamayı öğrendim ve programı başardım. Dr. Cameron, şimdi bunu bilgisayara koy dedi, ama ben daha bilgisayarı görmemişim. Gittik kartları yerleştirdik ve Dr. Cameron git sonucu al dedi. Sonucu birkaç saniye içinde elimde görünce doğrusu çok şaşırdım.”

“NASA kadrosunda görev yapan ilk Türk bilim kadını” unvanı

Dilhan Eryurt, soluksuz sürdürdüğü kendisini geliştirme yolculuğuna Amerika’da devam etti. Orada, NASA’nın Godard Uzay Araştırma Enstitüsü’nde “Astrofizik ve yıldız yapılar” üzerine ders almaya ve çalışmaya başladı. Kısa süre içinde burada gösterdiği üstün başarıdan dolayı, NASA’nın esas kadrosuna alındı.

“Öyle bir ücret veriyorlardı ki, hayal etmeme bile olanak yoktu. Hemen, ama bu çok büyük para, her halde çok sıkı çalışmam gerekecek, deyiverdim. Profesör de ‘Aptal olma, sen bunu hak ediyorsun’ diye çıkıştı.”

Türk bilim kadını Prof. Eryurt tarafından geliştirilen “Fitting Yöntemi”

Disiplinli tarzıyla kısa zamanda alanında ciddi başarılar elde eden Eryurt, burada yıldızların evrimi üzerine eğildi. Yeni oluşan yıldızların nükleer reaksiyon oluşturmak için gerek duyduğu kritik kütle hesaplamalarını yaptı ve bunun için kullanılan fitting yöntemini geliştirdi. Onun geliştirdiği bu yöntem, daha sonra Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’nda da kullanıldı.

NASA’nın dünyada çok az kişiye verdiği “Apollo Başarı Ödülü”

Eryurt, NASA’da çalışırken, Kanada’da beraber çalıştığı Prof. Cameron ile tekrar karşılaştı. Ve birlikte Güneş’in evrimi üzerine çalışmaya başladılar. 1963 yılında, bu çalışmalarını “The Early Evolution of the Sun” ismiyle yayınladılar. Bu çalışma, Ay yolculuğuna çıkacak astronotların karşılaşacakları ortam bakımından oldukça önemliydi.

Ve 1969 yılında insanlığın Ay’a ilk defa ayak basmasının arkasında, bu başarılı bilim kadını Dilhan Eryurt da vardı. İşte tüm bu başarılardan dolayı da, NASA tarafından Apollo Başarı Ödülü’ne layık görüldü.

Yurda kesin dönüş ve Türkiye’de devam eden başarılar…

Prof. Dilhan Eryurt 1968’de tekrar Türkiye’ye döndü. Bir süre, ODTÜ’de misafir profesör olarak görev yaptı. Bu sırada ülkemizdeki ilk “Ulusal Astronomi Toplantısı”nı düzenledi. Ve daha sonra bu toplantı, geleneksel bir kongre haline geldi.

Bir yıl sonra, Dr. Cameron’la çalışmak için tekrar Amerika’ya döndü. Türkiye’ye kesin dönüşü ise ancak 1973 yılında yapabildi. Döndükten sonra ODTÜ Fizik bölümünde “Astrofizik Anabilim Dalı”nı kurdu. Ve 1993 yılındaki emekliliğine kadar da, tüm birikimini buradaki öğrencilerine aktardı.

Vefat etmeden önce anaokulu ve kız yurdu yapılmak üzere bağışlanan bir servet…

Prof. Dilhan Eryurt, 2010 yılında, Erzurum merkezine anaokulu ve Pasinler ilçesine de kız yurdu yapılması için, eşiyle birlikte tüm servetini Erzurum Milli Eğitim Müdürlüğüne bağışladı.

Saygı ve minnetle anıyoruz…

Bu başarılı kadın, 13 Eylül 2012’de evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Ondan geriye kalansa, insanlığa bıraktığı sayısız hizmet ve saygı duyulası bir isimdi.

Kendisini saygı ve minnetle anıyoruz.

Kaynaklar: Medium, FocusDergisi

Facebook Yorum

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.