Çocukluğumuzun Çizgi Filmi Heidi’nin Ardında Yatan Yürek Yakan Gerçekler

May 10, 2017

Heidi, birçok çocuğun uzun yıllar boyunca severek izlediği bir çizgi filmdi. Hatta bu çizgi filmi, birden fazla nesil izledi. Ancak Alp’lerin bu kırmızı yanaklı kız çocuğunun aslında bambaşka bir hikayesi vardı… İşte Heidi’nin çarpıcı gerçekleri!

Heidi’nin hikayesinden önce; İsviçre’nin karanlık yüzü hakkında bir parça fikir sahibi olalım…

İsviçre’de çocukların fabrikalarda çalışmasına, 1789 yılında +14 yaş sınırı getirildi. Ama bu yasağın, çocuklara yarardan çok zararı dokunacaktı. Çünkü İsviçre, 1960’lara kadar, dünyada eşi benzeri bulunmayan cinsten bir çocuk sömürüsünün merkezi oldu.

İsviçre’de 150 yıldan daha uzun süre boyunca; çocuklar, pek çok anlamsız gerekçeyle; devlet ve kilise aracılığıyla, çalıştırılmak üzere başka ailelerin yanına gönderildi.

Bu çocuklar; devlete borcu olan çiftlerin çocukları, yetimler, fakir ailelerin çocukları, ailesi cezaevinde olan ya da kendisi suç işleyen çocuklardı.

Bu iğrenç uygulamada, ailelerinden alınan çocuklar; ya çiftliklere kiralık olarak verilir ya da çocuk pazarlarında satışa çıkarılırdı.

Papaz, çocukları ailelerinden toplardı ve satılmaları için bu iki seçenekten birisini uygulardı.

Başka bir aileye satılan çocuk, artık işkence de görse, tecavüze de uğrasa; kimse ona sahip çıkmazdı. Çünkü toplumun gözünde bu uygulama, çocukları kurtarmak için yapılıyordu.

Çocuk 4 yaşında dahi olsa; ev ve çiftlik işlerinde çalıştırılırdı. Ahırlarda hayvanlarla birlikte yaşar; karnı her zaman aç olur ve çoğu zaman çuvaldan daha farklı bir giysisi olmazdı.

Çocukları “suçlu” ailelerinden kurtarmak gerekçesiyle kurulan bu kölelik sistemi, 1974 yılında yasaklandı. Ancak o zamana dek çocuklar, yalın ayaklarıyla, hayatın karanlık yüzüne tanık oldular…

Toplum bunun bir kölelik sistemi olduğu gerçeğinin farkına varana kadar, bu korkunç uygulamayı sıradan bir şey gibi görüyordu. Bu sistem yasaklandıktan sonra bile, İsviçre uzun yıllar boyunca, bu konuyu konuşmaktan dahi çekindi ve konunun üstünü örttü.

Çocukluğumuzun sevimli kahramanı Heidi’nin de ayakları hep çıplaktı… Çünkü yaratıcısı Johanna Spyri, bu toplumsal sırra, bu çizgi filmle birlikte dokunmak istemişti.

Heidi’yi 53 yaşında yazan Johanna Spyri, Alpler’in küçük kızı üzerinden; bu köle çocukların duygularına dikkat çekmeye çalıştı. Çizgi filmdeki diğer karakterlerin ayakkabıları varken; Heidi’nin yoktu; çünkü çıplak ayaklar, köle çocukları diğerlerinden ayıran en önemli simgeydi.

İşin en acı yanı; bu çocuklardan bazıları, hala hayatta; ve İsviçre onlardan resmi olarak ancak 2013 yılında özür dileyebildi… Kilise ise hala özür dilemiş değil.

Ayrıca ilgilenenler için; bu sır perdesi ile ilgili bugüne kadar sadece “1” film çekildi: Der Verdingbub.

Yararlanılan Kaynak

Facebook Yorum

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.