Yaşadığı Her Günü Hatırlayan Ve Dünyadaki 80 Kişiden Biri Olan Kadın: Rebecca Sharrock

Nis 26, 2017

İlk doğum gününüzü hatırlıyor musunuz?

Bu soruya evet cevabını verebilecek hiçkimse olamaz değil mi; aynen biz de öyle düşünüyorduk; ta ki bu çok özel kadınla taşına kadar.

Rebeccea Sharrock, doktorların tarafından “süper hafıza” tanısı konmuş 27 yaşında genç bir kadın.

Süper hafıza (HSAM), insanların herhangi bir şeyi unutmasını engelleyen ve dünyada sadece 60-80 kişide görülen bir sendrom.

Rebecca, 18 aylıkken gördüğü bir rüyadan, 12 günlükken arabada çekilmiş bir fotoğrafına kadar; tüm anılarını hatırlıyor!

“Ailem beni arabanın sürücü koltuğuna oturttu (Babamın fikriydi) ve karşıma bir fotoğraf makinesi yerleştirdi.”

“Yeni doğan bir çocuk olduğum için üzerinde olduğum koltuk kılıfı ve önümde duran direksiyonun ne olduğunu merak ettim. O dönemde henüz bir yere uzanma ve nesnelerin neler olabileceğini keşfetme yeteneğim gelişmemişti.”

Bunlar, Rebecca’nın bahsettiğimiz fotoğrafa dair blogunda yazdığı cümleler. Gerçekten de çok etkileyici değil mi?

O, ayrıca okuduğu kitapları, tek bir cümlesini bile atlamadan ezberden okuyabiliyor! Mesela Harry Potter serisinin tüm kitapları…

Kendisi, şu anda kendi anılarından oluşan “My Life is Puzzle” isimli bir de kitap yazıyor.

Hatırladığı en eski anı ise, 12 günlük olduğu haline ait.

Rebecca, bu özelliğini; 4 yaşından önceki anılarımızı hatırlamamızın “imkansız” olduğunu söyleyen bir makaleden sonra keşfetmiş.

Makaleyi okuduktan sonra “Bu ne saçmalık!” diye düşünmüş. Ama şimdi kendi kitabını yazma sürecinde ve sadece 4 yaşına kadar olan anıları bile kitabın ciddi bir bölümünü oluşturuyor.

“Hayatımın ilk günlerinde, oyuncakları ve yanımda duran yelpaze ayağını seyretmek için çok zaman harcardım.”

“İlk doğum günümde, günün neyle ilgili olduğunu bilmiyordum; tek bildiğim annemin saten bir elbise giydiği ve benim ağlıyor olduğum. Bana, bunun benim kendi özel günüm olduğu ve birçok insanın beni görmeye geldiği söylendi. Anlamadım ama ağlamayı bıraktım. O gün ailem bana, bir Minnie Mouse fıstığı oyuncağı aldı, korktum ancak bunu söyleyemedim. Tek yapabileceğim, ağlamak ve onu gördüğüm her yerde itmekti.”

“Yaklaşık 18 aylıkken ayrı bir karyolada yatmaya ve uyurken hayal kurmaya başladım. Her gece, evden ayrıldığımı düşünürdüm; bu yüzden de hep annem yanımda olsun isterdim.”

“İkinci doğum günümden sonra kız kardeşim Jessica doğdu. O zamanlar kız kardeşin ne olduğunu anlamıyordum. Önümüzdeki yıl, her şeyimi bir kızkardeşle paylaşmak zorunda kaldım, aynı zamanda eski kıyafetlerimi ve oyuncaklarımı da ona verdim.”

Rebecca sadece kendi anılarını değil, hayatındaki herkesin anılarını ve çevresinde tanık olduğu yaşamların da tüm detaylarını hatırlıyor.

“Dünyada, yüksek hafıza olarak bilinen çok sıra dışı bir belleğe sahip olduğu belirlenen yaklaşık 60 kişiden biri olduğum doğrudur. Bu, hayatımın herhangi bir gününü unutamamama neden oluyor ve ben de sürekli olarak geçmişimi (duygusal olarak) net bir şekilde yeniden yaşıyorum.”

İnsan beyni ve hafızanın nasıl çalıştığıyla ilgili hala keşfedilecek çok fazla şey var… Ancak Rebecca için bu durum çok da kolay değilmiş gibi görünüyor.

Hatıralarımız aslında yaşamımızın tamamı. Ancak Rebecca, hatırladığı kötü hatıralar yüzünden hala kendisini kötü hissedebiliyor ve de zaman zaman öğrenme zorluğu çekiyor.

İnsan böyle bir hikayeden sonra “unutma”nın nasıl büyük bir meziyet olduğunu iliklerine kadar hissediyor ve bize verilen bu yeti için istemsizce şükrediyor…

Yararlanılan Kaynak

Facebook Yorum

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Yeni Çıktı!