Bir Annenin Oğlunun Doğum Günü İçin Kaleme Aldığı Anlamlı Yazı: Annesini Doğuran Çocuk

Mar 29, 2017

Anneliği kutsallaştırmak yerine; bunun yalnızca bir tercih olduğunu, sürekli söyleyip duruyoruz. Çünkü kolay değil, bu fikre ikna edilerek büyüdük hepimiz; hala da bir yerlerde kız çocukları bu fikirle büyütülmeye devam ediyor.

Anne olmak bir tercih, ancak bunu tercihi yapıp da anne olduktan sonra hissedilenler; sadece o kadının anlayabileceği ve belki cümleleriyle bir parça karşıya aktarabileceği türden şeyler. Yani bu konuda, anne olmadan önce atıp tutmak, doğru olmaz demek istiyoruz.

Şimdi sizlerle, bir annenin oğlunun doğum gününde ona olan duygularını anlattığı ve tıpkı az önce belirttiğimiz gibi, anneliği cümleleriyle aktarmaya çalıştığı bir yazı paylaşacağız. Öyle güçlü, öyle duygulu ki bu cümleler; sanıyoruz annelik ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi…

İşte “bugündebuoldu” isimli blogun yazarı Mehtap Erdem’in oğlu için kaleme aldığı o anlamlı yazı…

Yaradılışın kodları var mı bilmiyorum ama bazı insanların o iş için doğduğu bir gerçek.

Bazı kodların da evrimsel yüklemeyle yaradılış gerçekliliğinde olduğu gözlemlerim arasında. Bunların içinde ‘annelik’i örnek verebilirim. Kadınların böyle bir öğretilmişlikleri var ve yaşam tarzları ne olursa olsun annelik kodundan sıyrılamıyorlar. Hayatım boyunca söylediğim ve inandığım şudur: Evliliklerde çocuk gerekli değildir ama olduktan sonra da Allah üzüntüleri ile sınamasın.

Çocukluğumdan beri olmayı hayal ettiğim pek çok şey oldu ama bunların arasında asla annelik yer almadı.

Ama bir hayat yoludur ki anne olma gerçeği ile karşılaştım. İlk hamilelik ve ilk cahillikler silsilesi. Doğuma kadar kitaplardan okudum çocuğu ve anneliği. “İlk ıngaa sesi ile şöyle olusunuz, böyle olursunuz, çekilen doğum sancıları o sesle sıfırlanır, onu kucağınıza aldığınızda gözyaşlarının derinliğindeki aşklar vs.” bıdı bıdılarını. Hepsi bende yalan oldu, bende işlemedi o duygular. Kilolu bir bebek olduğu için doğum zor gerçekleşti (gerçi çoğu kadına göre yumurtladım sayılır ya neyse hala hatırlamak bile istemediğim anlar). Ve beyefendi geldi.

Öylesine yabancıydı ki “benim” duygusunu hissetmeme olanak yoktu. Öylesine muhteşem bir benlikti ki, yerimden kalkıp önünde ellerimi kavuşturup “Buyurun efendim” dedirtecek enerjideydi.

O varlığı “benim” diye sahiplenmek ne haddime, destur bismillah!! Çok net hatırlıyorum, hemşire yıkamak için götürürken yarı baygın izledim ve şunu dedim: “Madem bu kadar yabancı olacaktın niye şu acıları çektim ki, kimsesiz çocuklar yurdundan alsaydım büyütseydim, acı saçma oldu.” İş kitaplarda okuduğum gibi değildi yani.

Kodlarımda annelik yok ama o benlikle tanışıklığımız arttıkça, mesaimiz arttıkça anneye dönüşmeye başladım.

Altı aylık civarlarında gözlerimin içine bakıp beni farklı gördüğünü hissettirmeye, o gözler “Sen bana aitsin” demeye başladığında şefkat duygum dönüşüm yaşadı. Sonrasında anne gibi sevebildim. Saygımın, şefkatimin içine sevgi eklendi. Ve her gün daha çok sevdim. “Bundan daha fazla sevilmez” dediğim sevginin ertesi gün fazlasını gördüm.

Tüm özgürlük tutkusuna, sorumsuzluğa, sorumsuzluktan zevk almaya rağmen bir kişiye tüm varlığınızı adayabilir misiniz? Kendi var oluşunuzu hem onunla yok edip hem onunla kutsayabilir misiniz?

“Evet” ise siz bir annesiniz, babasınız. Bunun bir matematiği yok. Yani birinin kişiliğinde yok oluyorken nasıl aynı zamanda varlığınızı en kalın çizgiyle yaşıyorsunuz?!

Büyüdükçe beni büyüttü. “Anne yaz, anne üniversite sınavlarına gir, anne İngilizce öğren, anne bak şu aplikasyonu indir işine yarar, anne egzersiz…”

Biliyorum ki en iyi iki dostumdan biri (Diğeri de ikinci oğlum).

Ben anne doğan kadınlardan değilim. Anneye sonradan dönüşenlerdenim.

Onunla birlikte tüm dünyaya daha iyimser, daha şefkatli bakabilenlerdenim, onunla birlikte tüm çocukları sevebilenlerdenim.

28.03.1993’te Kocaeli Devlet Hastanesi’nde bir doğum oldu. O doğumda bir çocuk anne doğurdu.

Doğum günün kutlu olsun çocuğum. Senin ve tüm çocukların doğumları kutlu olsun. Ulu olsun.

Facebook Yorum

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.