Kendini Geliştirmeyi Ve Büyütmeyi Sevenler İçin 4 Yapraklı Bir Yonca

Nis 22, 2017

Yonca eskiden beri kendine has güzelliğiyle, yapraklarının eşliliğiyle, zarafetiyle; şansın ve güzelliğin simgesi olmuştur. Peki yolda yürürken 4 yapraklı bir yoncayı koparmak yerine, o yonca şans eseri üstümüze serpişse… İşte rüzgarın getirdiği bu yonca, şu an tam avuçlarınızda duruyor; şans kapınızı çaldı! Pardon, 4 yapraklı yonca demek istedim.

1. Çiçeklenmek ve Filizlenmek

Hepimiz filizlenip çiçeklenme olasılığını içimizde taşıyoruz. Bu potansiyelle dopdoluyuz!

Aramızdan bazıları eski enerjiyle bağlantısını kopardı ve mutluluğun, temizliğin tam şimdi mevcut olduğunu anladılar. Benliğimizin yüksek boyutlarına ulaşmak istiyorsak düşünceden sessizliğe boyut atlayabiliriz.

“Ben biliyorum, ben haklıyım!” gibi çıkarımlardan vazgeçip öğrenmeye ve saf masumiyete açık hale gelebiliriz.

2. Alt benlik, Üst Benlik

Hepimizin bir ağzı, bir midesi var. Beslenmek istediğimiz zaman tek kanalla besleniriz. Fakat ruhumuzun 2 ağzı 1 midesi var. Ya alt benliğimizi besleriz ya da üst benliğimizi…

Zaman zaman bunu siz de fark etmişsinizdir:

Gereksiz yere bir tartışmayı uzatırken; kendimizi bitmek bilmeyen bir düşünce girdabında kaybetmişken, acıdan hikayeler uydurup bu hikayelere enerji verirken onları abartıp daha fazla acı üretirken… Bingo! Alt benliğinizi beslemektesiniz. Muazzam bir klasik müzik konserindeyken hiçbir şey düşünmeme, sadece hissetme halinde “anda var olma” deneyimini tadabilirsiniz. Sanat üst benliğimiz için harika bir yemek borusudur.

Gökyüzünün parlayan ışıkları bulutların arasından denize gülümserken; bu deneyimi düşünmekten daha derinde algılayan bir tanıklık hali, uyum ve birlik hali vardır. Bunu daha da fazla çeşitlendirebiliriz; kendi üst benlik ve alt benlik listenizi yaratıp kendinizi daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Ne kadar çok yaparsanız o kadar çok yapmak isteyeceksiniz, kendi gücünüzü keşfedeceksiniz…

3. Sevgi Dolmak

Sevgi dolu olduğunuzda siz sadece mutlulukla dolmazsınız; bu mutluluk o kadar sınırsız ve bencil olmayan elektronlarla yüklüdür ki, aniden başkasına bulaştırmaya, aynı akımı ona akıtmaya başlarsınız. Sevmek, dünyayı kurtaracak tek süper kahraman, hiç kimseye şiddet uygulamayan farklı türden güce sahip bir süper kahraman!

Bu sorumluluğu derin kalbinizle kabul edin; varoluşunuzun sevgiyle dolmasına izin verin ve sevginin sizin vasıtanızla neler yapabileceğini görün!

4. Hoş Sohbet İnsanı

Hepimiz aranılan adam, aranılan kadın olmayı çok isteriz. Sevilmek en önemli ihtiyaçlarımızdan biridir. Peki nasıl aranılan insan olabiliriz, muhabbet insanı olma yolunda önümüze çıkan engeller nelerdir, bilmek ister misiniz?

Bir arkadaşınızla kafede vakit geçiriyorsunuz ve karşılıklı kahve içiyorsunuz.

Diyalog başlar:

-Naber nasılsın hayat nasıl gidiyor?

-İyiyim, bildiğin gibi. (Hayatındaki olayları anlatır)

-Aa öyle mi, hala oraya gidiyor musun?

-Evet aynen ya gidiyorum, çok yoğunum. (Çevredeki bir şey hakkında veya gündemdeki olaylar hakkında bir muhabbet döner vs.)

Dünyanın en keyifli şeylerinden biri iletişim, dostluktur. Fakat dikkat ettiyseniz iletişimimiz karşıdaki kişiyle değil, benim kafamdaki konseptlerin arkadaşımın kafasındaki konseptlerle uygunluğu ve dans etmesidir. O halde biz bir araya gelip sohbet ettiğimizde ilişkimiz onun kalbiyle, varlığıyla değil; kendi zihinsel konseptlerimizledir.

Bu yazının 2. yoncasına tekrar göz atacak olursak; bu pratiği alışkanlık haline getirirseniz hem sizi hem de karşınızdakini çok daha canlı, dinamik, neşeli ve enerjisi bitmeyen bir boyutta ilişki kurarken deneyimleyebileceksiniz.

Hoşçakalın demeden önce;

Unutmayın tek sır ve tek sınır sizsiniz!

Facebook Yorum

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.