Şimdi Durup Annenize Koca Bir Teşekkür Etmeniz İçin 11 Değerli Neden

May 13, 2017

Bazı anneler, hayat boyu çocuklarının yanında olarak onlara hayatı öğretirler. Bazıları ise, çeşitli sebeplerle çocuklarının yanından erken ayrılırlar; melek olurlar. Bu, annelerin, çocuklarına “Şimdi sahne senin, göster kendini” deme biçimidir. Yani onlar, uzaktan da olsa çocuklarına hayatı öğretmeye devam ederler. Onlara kendi başlarına ayakta durabilmeyi, en önemlisi de güçlü biri olabilmeyi öğretirler. Bu yüzden annelerimize, yanımızda olsunlar ya da olmasınlar; teşekkür etmek için çok fazla sebebimiz var.

Biz de aşağıda, kendimizce, annelerimize bize kattığı değerli şeylerden bazıları için teşekkür edelim istedik. Elbette bütün bunlar, annelerimizin bize verdiği emeklerin yanında koca bir hiç. Yine de, her şeye rağmen onlara duyduğumuz sevgi ve minneti, bir parça ifade edebilmiş olmak dileğiyle…

Beni doğduğum andan itibaren dinlediğin için…

Beni dinlemeye başladığın ilk an, sanırım küçük bir bebekken söylediğim “agu”lardı. Sonra tarafımdan sayısız soruya maruz kaldın, ama en saçma olanlarını bile uzun uzun açıkladın. Okula başladım; öğretmenlerimi, arkadaşlarımı bıkmadan usanmadan dinledin. Sadece dinlemekle de kalmadın, benim küçük dünyamdaki düşüncelerimi genişletmeme yardım ettin ve dünyaya farklı bir gözle bakmamı sağladın.

Beni her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya teşvik ettiğin için…

Ben küçük bir çocukken, senin için hiçbir kötü davranış kabul edilebilir değildi. O zamanlar daha zararlı şeyler yemediğim için, daha geç yatamadığım için, ders çalışmak durumunda kaldığım için, bol bol özür dilediğim için sana kızıyordum belki ama bugün hepsi için sadece teşekkür edebilirim. Senin sayende, büyük hedeflerim oldu ve birçoğunu gerçekleştirdim. Senin sayende yaptığım hataların sorumluluğunu aldım. Senin sayende bugün olduğum kişi olabildim.

Hata yapmama izin verdiğin için…

Elbette, koyduğum hedeflerin tamamını gerçekleştiremedim. Sense, ben bunları kendi hatalarım yüzünden gerçekleştiremediğimde, bana anlayış gösterdin. Bana hatalarımı düzeltmem konusunda yardım ettin, yol gösterdin. Önce hata yapmama, sonra da hatalarımı düzeltmeme imkan tanıdın.

Her durumda yanımda olduğun için…

İlk adımlarımı attığımda, düştüğümde, kalktığımda, mutlu olduğumda, ağladığımda, ilk işe girdiğimde; daha aklıma gelmeyen her anda sen yanımdaydın. Ve her zaman küçücük dokunuşlarla bu anları düzene sokuyordun.

Benim sevdiğim insanları da, tıpkı bana yaptığın gibi kanatlarının altına aldığın için…

Sen sadece beni dinlemedin, sadece beni sevmedin. Benim arkadaşlarımı da dinledin, onların sorunlarıyla da benimkilerle ilgilendiğin gibi ilgilendin. Küçükken hepimizi eve topladın ve bize en sevdiğimiz yemekleri pişirdin… Çünkü senin kanatlarının altında, hepimize yetecek kadar fazla yer vardı.

Hayattan güzel şeyler istemeyi, sahip olduklarımla yetinmeyi bana öğrettiğin için…

Küçükken bana “Eğer bir şeyi çok istersen, mutlaka gerçek olur” dedin ve ben daha o yaşımda sabahlara kadar istediğim şeyler üzerine düşündüm. Hep o şeyi, yeterince isteyip istemediğimi sorguladım. Sonra daha çok istedim. Ama bir yandan da, sahip olduklarımla yetindim, çünkü sen öyle yapıyordun ve ben bunu senden öğrendim.

Benim için ayırdığın tüm zamanlar için…

Düşünüyorum da şu anda çalışmakta olduğum işimden, kariyerimden beni ne vazgeçirebilir? Ya da hangi sebep, o çok önemli işlerime ara vermeme neden olabilir? İşte sen bütün bunları benim için yaptın. Hayatın boyunca, bana zaman ayırdın; beni büyütmek, bana hayatı öğretmek için kendi zamanını bana verdin.

Yeteneklerimi keşfetmemi sağladığın için…

Bana çocukluğumdan itibaren birçok farklı seçenek sundun. Ve bu seçenekler arasından kendi ilgi duyduğuma yönelmeme izin verdin. Beni kendi hayallerin için bir an bile kullanmadın; senin istediğin gibi biri olmam için değil; kendi istediğim şeyleri yaşamam ve istediğim gibi biri olmam için özgür bıraktın. Ben de böylece kendi yolumu buldum.

Hayal kurmama izin verdiğin için…

Bana kafamda hikayeler yaratmayı, hayal gücümü kullanmayı öğrettin. Yazdığım saçma sapan yazıları, dikkatle okudun; çizdiğim çocukça resimleri uzun uzun inceledin. Beni daha iyilerini yapmam için cesaretlendirdin. Bu sayede tutkularım ve onların peşinden koşacak kadar cesaretim oldu.

Benim sorumluluk sahibi bir insan olmamı sağladığın için…

Bana istediğim her şeyi vermek yerine; istediğim şeyleri kazanmak için çalışmam gerektiğini öğrettin. Biliyorum, eğer tam tersini yapsaydın, her şey daha kolay olurdu ama sen zor olanı seçtin. Beni zorladın, zorlanmamı sağladın. Dinlenmek için, yorulmam gerektiğini aşıladın. Şimdi bir yetişkin olarak geriye dönüp baktığımda, bütün bunları yapmamı sağladığın için önce seninle sonra da kendimle gurur duyuyorum.

Bana birey olmayı öğrettiğin ve birey olmama izin verdiğin için…

Dünyayı anlamaya ve çevremdekileri anlamlandırmaya başladığım ilk andan itibaren bana “tek başına” var olabilmeyi, kendi kendine yetebilmeyi öğrettin. Yaptığım şey küçük ya da büyük, iyi ya da kötü; her neyse, onun sorumluluğunu almam gerektiğini aşıladın. Böylece birey olmak için belirli bir yaşa gelmeme gerek kalmadı. Çünkü sayende ben zaten bir birey olarak büyüdüm.

Sana, önce, saydıklarım ve sayamadıklarım için… Sonra da benim annem olduğun için çok teşekkür ederim.

İyi ki benim annemsin. Anneler Günü’n kutlu olsun.

Facebook Yorum

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Yeni Çıktı!