Ünlü Köşe Yazarı Erma Bombeck’in Son Sözleri: Hayatımı Yeniden Yaşayabilseydim Eğer…

May 08, 2017

21 Şubat 1927 doğumlu Erma Bombeck, 1960’ların ortalarından 1990’ların sonuna; yani hayatının son günlerine kadar Amerika’da değerli bir köşe yazarı ve mizahçıydı. Yıllar boyunca pek çok gazete sütununda, evinde oturan bir kadının sıradan yaşamını mizah dolu cümlelerle anlattığı yazıları yer aldı.

Bombeck, birçoğuna göre sıradan bir insandı. Yazılarıyla parlaması ve dikkat çekmesi bile 30’larını buldu. Yaşamı boyunca böbrek rahatsızlığı yüzünden çeşitli sıkıntılar yaşadı. Sonra meme kanseri oldu ve bunu da yendi. Ancak kanserin ardından böbrekleri yüzünden daha büyük sıkıntılar ortaya çıktı ve bu sebepten de 1996’da hayatını kaybetti.

Erma Bombeck, ölmeden önce son bir yazı daha kaleme aldı. Hayata dair son sözlerini, belki de son olduklarını dahi bilmeden, en samimi ve en sade haliyle dile getirdi. Bu sefer cümleleri onun mizahından uzaktı ama kalpten gelen cinstendi.

O cümleleri okurken tüyleriniz ürperecek, çünkü hepimiz biliyoruz ama anlayabilmemiz için neredeyse koca bir hayat gerekiyor…

“Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer…”

Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim.

Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım.

Daha az konuşur ama daha çok dinlerdim.

Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim.

Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer; yerler leke olacak diye korkmazdım.

Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım.

Hamileliğimin bir an önce sona erip doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim. Bu o kadar nadir bir olay ki… Mucize gibi bir şey!

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini yüzünü yıka” demezdim. Onlara daha çok “Seni seviyorum”, ondan da daha çok “Özür dilerim” derdim.

Ama başka bir hayat verilseydi; en çok yapacağım şey, her dakikasını değerlendirmek olurdu.

Dikkatle bak.
Gerçekten gör.
Yaşa.
Vazgeçme!

Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç.

Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi. Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım.

Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için şükredin.

Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor.

Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.

Facebook Yorum

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Yeni Çıktı!